Aydınlatma elemanları, mimarinin oluşum süreci içerisinde psikolojik ve görsel konforu sağlamanın yanında, tasarıma yeni bir boyut kazandırıyor, hatta bazen tasarımın ken­disi olacak kadar etkin rol oynuyor. Görsel algılamayı olanaklı kılan aydınlatma, günü­müzde her türlü mimari çözümlemede iyi görme koşullarının sağlanması yanında mi­marinin konseptini ve estetik bütünlüğünü vurgulamak açısından da mimarinin ayrılmaz bir parçasıdır.Mimari aydınlatma projesi hazırlanırken binanın işlevsel ve yapısal özelliklerinin yanı sıra değişik amaçlar için tasarlanmış mekanlarının niteliklerinin de ele alınması gerekir. Işık kaynaklarının spektral duyarlılığı, renk sıcaklığı, şiddeti gibi teknik özelliklerin kullanıcılar üzerinde bırakacağı psikolojik ve fiziksel etkiler birer tasarım problemi olarak ele alınırsa, aydınlatma projesinde istenen kaliteye ulaşılabilir.

Mimari aydınlatmanın uygulama alanlarına ait sınırları tanımlamanın zor olduğunu söyleyebiliriz. Bazen bu sınır, bir heykelin görsel etkisini güçlendirmek ve yeni bir kimlik kazandırmak olarak ifade edilebilecekken, bazen açık alanları günün her saatinde yaşanabilir kılmak olarak da tariflenebilir. Bu uygulama alanlarıyla ilgili verilebilecek en güzel örneklerden biri, Tayvan’ın Hsinchu yerleşkesindeki National Chiao Tung Üniversitesi Kampüsü’dür. Kampüsün aydınlatma projesini hazırlayan Chou Lien ve Ta-Wei Lin farklı yerlerde farklı uygulama teknikleri kullanmışlar. Örneğin bahçe içerisindeki heykellerin aydınlatılmasında, noktasal ve dağınık ışık uygulamalarıyla değişik doku algılamaları ve ışık-gölge oyunları yaratılmış. Ayrıca yandan ve aşağıdan yönlendirilen ışık kaynaklarıyla eserlere daha heybetli bir görünüm kazandırılması amaçlanmış. Kampüsün yürüme yollarının aydınlatmasında ise orta ve alçak boylu armatür sistemleri eşit aydınlatma sağlanacak şekilde konumlandırılmış.

Açık alanların aydınlatılmasıyla ilgili aynı tasarımcılara ait bir diğer uygulama örneği ise Tayvan’ın kuzey doğusundaki Yi-lan nehri kıyı projesidir. Nehrin çevresindeki ağaçların formu bu projenin çıkış noktasını oluşturuyor. Her bir aydınlatma elemanı bu doğanın bir parçasıymış gibi biçimlendirilmiş. Bu uygulamayla birlikte nehrin kıyısı, hem estetik hem de işlevsel açıdan 24 saat keyifle ve kolaylıkla dolaşılan bir gezi alanına dönüştürülmüş.

Kentin en dikkat çeken açık alanları olan meydanlarda ise daha çok dikkat çekmesi gereken giriş ve çıkışların yakın çevrelerine oranla daha yüksek voltajlı ışık kaynaklarıyla aydınlatılması gerekir. Meydanlarda, uygulanabilecek genel aydınlatma tasarlanırken özellikle yayaların göz seviyesinin üstünde yani görüş alanının dışında ve kamaşma yaratmayacak ışık kaynakları seçilir. Ayrıca ışık rengi, aydınlığın düzgün yayılması, kullanılacak aydınlatma elemanlarının mimari çevreyle bütünleşmesi ve kentsel alanların ölçeğine uygun olması son derece önemlidir. Bu tasarım kriterlerinin en güzel uygulandığı örneklerden biri, Londra’daki Peninsula Meydanı’dır. Speirs & Major Architects’den Mimar Bar Gazetas’ın 2007 yılında gerçekleştirdiği projede,geniş biralan için sürdürülebilir aydınlatma stratejisi benimsenmiş.

Sadece mimari ve kentsel tasarımın gereklerine cevap vermekle kalmayıp, kullanıcıların uzun vadeli beklentilerini de karşılayan bu proje, yaşanılan çevreyi karmaşık hale getirmeden bir dizi etkinlik için güvenli düzeyde aydınlatma sağlamayı amaçlıyor. Ağaçlar, banklar ve diğer peyzaj elemanlarının basit aydınlatmaları sayesinde meydanda sakin bir atmosfer yaratılmış. Gece saatlerinde dikkat çekecek biçimde aydınlatılmış olan 45 metre uzunluğunda ve paslanmaz çelikten yapılmış heykel, meydanın odak noktasında yer alıyor.

Meydanı çevreleyen sokakların ışıklandırılmasında ise mavi renk kullanılarak sakin bir etki elde edilmiş. Ayrıca buluşma noktalarında çeşitli ışık oyunları ve koreografilerle, çevreyi gezenler için son derece renkli ve kinetik ortamlar yaratılmış. Mimari aydınlatmada bir önemli uygulama alanı da şehirlerin sembolleri haline gelmiş olan tarihi yapılardır. Bu tür yapıların aydınlatması, temelde mimari özellikleri vurgulamak ve yapı yüzünü anlamlı kılmayı amaçlıyor. Abu-Dhabi’ deki Sheikh Zayed Bin Sultan Al Nahyan camisi ise bu konudaki güzel bir örneklerden biridir. Halcrow tarafından yapılmış olan aydınlatma tasarımında ayın gökyüzündeki görünümüne bağlı olarak tarihi yapının cephesi mavi ya da beyaza dönüyor.

Mimari aydınlatmayla ilgili önemli uygulama alanlarından bir diğeri de iç mekanlardır. Bu tür alanlara ilginç tasarım yaklaşımlarıyla sofistike görünümler kazandırılabilir. Örneğin “Işıklandırılmış purolar” adıyla anılan Tayvan’ın Taipei şehrindeki Ruentex Tunhua-Renai konutlarının iç mekan aydınlatması kendine özgü çekiciliğiyle konut içerisinde kaliteli ve huzur verici bir ortam yaratıyor. Aydınlatma tasarımcısı Ta-Wei Lin, mimar ve iç dekoratör Wing Hun Wong’ un yapmış olduğu bu projenin en ilgi çekici yanı ise genel mekan aydınlatmasının mekanı saran tüm kabuk boyunca belirli bir ritim içerisinde dağıtılmış olmasıdır. Duvar ve tavandaki bu ışık tekrarları tüm bölgelerde homojen bir aydınlık düzeyi sağlarken, aynı zamanda görme alanının insan üzerindeki etkisinin doğru ve olumlu olmasına yardımcı olur. Ayrıca bu tasarım, Ruentex Tunhua-Renai Residansı konuklarının dev ahşap geçmeli yüzey sistemini ön plana çıkararak mevcut tasarımı daha da çekici hale getiriyor. İç mekanların aydınlatılmasıyla ilgili bir diğer ilginç uygulama ise İngiliz tasarımcı Tom Dixon’ un Londra’ nın merkezinde yapmış olduğu yenilikçi Circus-Bar&Restoran tasarımıdır. Sürrealist bir yaklaşımla geliştirilmiş olan bu projede Dixon aydınlatma elemanlarını birer iç mekan aksesuarı gibi düşünmüş ve bu yolla sıradışı bir atmosfer yaratmış. Dixon’ un bu tasarım yaklaşımının en etkileyici yanı ise farklı yüksekliklerde yerleştirilmiş olan parlak yüzeyli ve küre biçimindeki aydınlatma elemanlarıdır. Ayrıca restoran bölümündeki duvarlardan birini pullarla kaplamış olan tasarımcı bu pulların ışığı yansıtma özelliğinden faydalanarak daha aydınlık ve dinamik bir ortam elde etmiş.

Görsel algılamayı olanaklı kılan aydınlatma, günümüzde her türlü mimari çözümlemede iyi görme koşullarının sağlanması yanında mimari uygunluk ve sanatsal yönden de gerekli görselliğin elde edilmesine yardımcı olur. Başka bir deyişle aydınlatma yöntem ve yaklaşımlarının çeşitliliği mimarın tasarımcı kimliğinin gelişmesini ve gerek açık gerekse kapalı alanlarda sıra dışı çözümler üretilmesini sağlar.