‘Dünyanın bilgisine kolay erişim sağlama’ fikriyle yola çıkan arama motorlarının devi Google, dünyanın farklı noktalarındaki ofislerinde de şirket kültürüne uygun bir yol izliyor. İngiliz mimarlık şirketi DEGW’nun Kaliforniya’daki yönetim merkezi ve Londra, Münih, Amsterdam, Milano, Paris Ve Madrid ofisleri için hayata geçirdiği çözüm, özellikle ‘sosyalleşme’ düşüncesini esas alıyor.

2000’lerden sonra baş döndürücü bir hızla en büyük arama motoruna dönüşen Google, dünyanın en çok bilinen markaları arasına katılmanın ötesinde, iş organizasyonu açısından da diğer uluslararası firmalardan ayrılıyor. Tüm dünyada 100 binin üzerinde çalışanı olan Google, bu büyüklükle gelen çıkmazları da aşmak durumunda.

Büyümeye devam eden Google, 2004 yılında DEGW’dan kendine özgü organizasyonel yapısını en iyi biçimde yansıtacak yaratıcı düşünceyi, deneyimi ve verimli takım çalışmasını destekleyen çalışma ortamları oluşturmasını istemiş. Ofislerin Google kültürünü ve ‘feel Googley’ (kendini Google’a ait hissetme) anlayışını vurgulayan, yerelliği ve insanların bireyselliğini de yansıtan bir yapı beklentisini karşılamak amacıyla DEGW, Kaliforniya Mountain View’deki yönetim merkezi ile Avrupa’daki satış ve mühendislik ofisleri için farklı ölçeklerde stratejik ve sürdürülebilir tasarım çözümleri geliştirmiş.

Ortaklaşa yürütülen geliştirme sürecinde DEGW ekibi, New York, Londra, Amsterdam, Paris, Münih, Madrid ve Milano ofislerinin yanı sıra yönetim merkezi kampüsünde, kullanıcılar ve birim yöneticilerinin olduğu fokus grup-lar yoluyla veriler elde etmiş. “Time utilization survey” (zaman kullanma ölçümü) adı altında bütünsel bir plan oluşturmak için farklı iş kategorilerinin liderleri ve çalışanlarla röportajlar gerçekleşirilmiş. Bir yıllık bir çalışmadan sonra DEGW bu süreç boyunca elde ettiği veriler ve uygulamalardan yola çıkarak tüm dünyadaki Googlecıların uyması gereken temel kuralları ortaya koymuş. ‘Google Global Design Guidelines’ denen küresel kurallar, tasarımdan güvenliğe, IT’den akustik ve malzeme kullanım tarzına tüm ölçeklere ve özel bölümleri olan tüm lokasyonlara uyarlanabilen çalışma yerleşimleri, birimler arasındaki komşuluk ilişkilerini, zeminler, binalar ve kampüsleri biçimlendirecek anahtar kavramları ve ilkeleri içeriyor.

Tüm araştırmaların ışığında Google’ın organizasyonel yapısına uygun, kurum ilkelerini ve kültürünü yansıtan, ortak çalışma alanlarının olduğu ve sosyal etkileşimi yüksek mekanlar yaratılmış. Google ofislerinde bireysel ve takım çalışmasına yönelik istasyonların yanı sıra minigolf, playstation ya da masa tenisi oynanabilen dinlenme alanları, sohbet mekanları olarak ‘mikro mutfaklar’ ve oturma grupları oluşturulmuş.

Google’ın karakterisitik renklerini taşıyan, küresel tasarım kurallarının ötesinde ofislerin yerel unsurlar da taşıması önemsenmiş. Esnek ortamların güzel bir örneği olan Amsterdam ofisinde, sirkülasyon alanları sokak esprisinde tasarlanmış. Çalışanlar bisikletiyle ya da evcil hayvanıyla iş ortamına gelme olanağına sahip. Çalıştığı ortamı kişiselleştirme eğiliminde olan insana aidiyet duygusunu kazandırmak ve ofisi ‘evcilleştirme’ amacıyla yapılan bir uygulama.

Londra ofisinde de sokak espirisi İngilizlerin tipik telefon kulübesiyle kendini gösteriyor; yine Google renklerini yansıtan bu ofiste ise ‘hareket kabiliyeti’ ön planda; personelin dizüstü bilgisayarlarla istenen yerde çalışılabilmesi sağlanmış. Münih ofisi, aydınatlmalarında ünlü Alman tasarımcı Ingo Maurer’in ikonik aydınlatmaları ve bisiklet gibi yerel unsurlar eklemiş. Madrid ofisinde çalışma istasyonlarının yakınına konan rahat oturma alanı, çalışana evindeymiş hissini veriyor ve sosyalleşmeyi destekliyor.

DEGW
1973 yılında İngiliz Mimar Frank Dufy’nin Luigi Giffone, John Worthingthon ve Peter Eley ortaklığıyla kurduğu DEGW, 11 ülkede ve toplam 13 noktada ofisleri olan uluslararası bir mimarlık, tasarım ve danışmanlık şirketi. Müşteri portföyünde Google, Philips, BBC, IBM, Intel, British Airways, Deutsche Bank, Shell, Le Monde, Shell, Bp gibi önemli markalar olan şirket, araştırmaya, tasarıma ve artı değer yaratmaya odaklanıyor. Şirketlere, kurumsal yapısına uygun ve çalışanıyla özdeşleşmiş, ihtiyaçları iyi anlaşılmış kendine özgün görsel dili yaratabilmiş çözümler sunan DEGW bankalar, finans kuruluşları, teknoloji şirketleri, medya ve otellerden oluşan geniş bir portföye sahip.

“Google ofisleri sosyalleşme yoluyla yaratıcılığı geliştirme fikrine dayanıyor.”
“Google ofisleri aslında insanların eksiksiz iletişim ve etkileşim kuracacağı, konfor içinde çalışacağı ve sosyalleşeceği bir ortam yaratma, yani sosyal bir mekan oluşturma ihtiyacından doğuyor. İnsan sosyal bir yaratık. Oysa biz günün büyük bölümünü kapalı mekanlarda, masa başında ya da toplantı odasında çalışarak ve iş üretmekle geçirmek durumundayız. Siz eğer bireye onun sosyal yönünü ön plana çıkaracak, keyifli, renkli, esnek ve ortak etkileşime açık mekanlar sunarsanız insanların verimliliği, üretkenliği ve yaratıcılığı da artar. ‘Değişim için tasarım’ mottosunu benimseyen DEGW, araştırma ve strateji geliştirme evrelerinden başlayarak tasarıma ve uygulamaya uzanan bir projelendirme süreci izliyor. Projelerde DEGW olarak estetik kaygılardan ziyade projeye nasıl artı değer katabileceğimizi düşünüyoruz. Bu yeni değerler yaratma çabasına en iyi örneklerden biri de dünyadaki Google projeleridir.

İş kültürü değişiyor; firmalar da artık bunu benimsemek zorunda. Ofislerde farklı birimler arasındaki sınırlar ortadan kalkıyor, hiyerarşi tanımı değişiyor, çalışma saatleri daha esnek. Zaman odaklı değil, performans ve verim odaklı bakmak gerekiyor. Sadece konfordan bahsetmiyorum, insanların performansını, verimini artırarak sosyalleşebileceği, insan odaklı ve aidiyet duygusunu güçlendirecek ortamlar yaratmak zorundasınız.

Londra kökenli DEGW mimarlık şirketinin çalışma yöntemi benzerlerinden farklı. Kapsamlı bir araştırma sürecinden sonra tasarım ve uygulama aşamasına geçiliyor. Psikologların ve sosyologların bulunduğu ekip araştırmayı yapıp strateji belirlendikten sonra gelen veriler değerlendirilerek tasarım aşamasına geçiliyor.”

DEGW’nun Türkiye’de ofis açma kararıyla, ofisin yönetimine geçen Ekrem Parmaksız, iç mimarlık ve çevre tasarımı eğitiminden sonra Domus Academy’de endüstriyel tasarım konusunda yüksek lisans yapmış. 12 seneyi aşkın süredir yurt içinde ve dışında meslek yaşamını sürdüren mimar, DEGW mimarlık şirketinin ‘değişim için tasarım’ düşüncesini tasarımdan uygulamaya yenilikçi projelerle yaygınlaştırmayı hedefliyor.