Endüstriyel tasarımın küresel zirvesi, Icsid Dünya Tasarım Kongresi, geçtiğimiz kasım ayında Singapur’da gerçekleşti. Ana konuşmacıların yanı sıra, üç gün boyunca süren interaktif oturumlarda Design 2050 Studio liderleri ‘2050’nin dünyasında tasarım fark yaratabilir mi?” sorusuna karşılık, sürdürülebilir bir geleceğe dair yaratıcı fikirlerini paylaştılar.

Icsid (International Council of Societies of Industrial Design) endüstriyel tasarım alanında tüm mesleki kuruluşların, promosyonel örgütlerinin ve eğitim kurumlarının temsil edildiği uluslararası bir organizasyon. 26. kez düzenlenen kongrede, tasarımın fikir önderleri “Design Difference: Designing Our World 2050” teması altında, ‘tasarımla dünyanın geleceğinde nasıl bir fark yaratabileceklerini’ tartıştı.

Ufuk açıcı sunumlar ve düşünceleri harekete geçiren tartışmalarla geçen kongre, dünyanın gidişatınının tasarım yoluyla nasıl değiştirebileceği üzerine perspektifler geliştirilmesini sağladı. Küresel tehditler, 2050 yılında daha sürdürülebilir bir gelecek için yeni ürünler, politikalar ve çözümler geliştirmek adına bize önemli fırsatlar da sunuyor. Kongrenin ilk gününde Singapur Maliye Bakanı Tharman Shanmugaratnam’ın Business Week editörü Bruce Nussbaum’a söylediği gibi… Shanmugaratnam, ülke olarak tehditlerin ve fırsatların farkında olduklarını, artık teknolojiyle değil, yaratıcılığın merkezi olarak zayıflıklarını aşmak istediklerini anlatıyordu. Doğu ve Batı birbirine yaklaşırken faklı kültürlerin buluşma potası olan Singapur’un bu itici gücü, yaratıcı endüstrilerin gelişimine aktaracağını vurguluyordu.

Chris Luebkeman (Arup Group), Bill Mitchell (MIT), Richard Hassell ve Wong Mun Summ (WOHA), Ravi Naidoo (Design Indaba), Chris Bangle, Stefano Marzano (Philips Design), Feng Zhu (FZD), Toshiko Mori ve Robert P Hubbard (Harvard Üniversitesi) ile David Nelson ve Stefan Behling (Foster + Partners)’in öncülük ettiği 9 tasarım stüdyosu, yenilikçi projelerinde, geleceğe yönelik yeni kavramlar ortaya koydu. Otomobil tasarımının duayeni Chris Bangle, ‘Personal Emotional Mobility 2050’ sunumunda modüler, paylaşılabilen, birer ‘avatar’ gibi insanın hareketleriyle bütünleşen ‘duygusal’ bir ulaşım modeli öneriyordu. Design Indaba’dan Ravi Naidoo’nun yönettiği stüdyo ise ‘Protofarm’ projesinde, “Beden enerjisiyle elektrik üreterek kendimize yetebilir miyiz, dünyayı kendimize mi uydurmalıyız, yoksa biz mi dünyaya uyum sağlamalıyız?” sorularından yola çıkarak şaşırtıcı sonuçlara ulaşıyordu. Philips Design Yaratıcı Direktörü ve CEO’su Stefano Marzano ise tedavi odaklı değil, sağlıklı yaşam dengesini korumaya yönelik yenilikçi bir sağlık sistemi öneriyordu. Kongrenin son gününde Helsinki, 2012 Dünya Tasarım Başkenti seçildi. Helsinki, “Açık Helsinki-Tasarımı Yaşama Katmak” sloganıyla 2012 yılında pekçok tasarım etkinliğine evsahipliği yapmayı hedefliyor.

Shanmugaratnam’ın çok iyi tariflediği gibi ‘kültürel kimliği olmayan’ ama zayıflıklarını fırsata dönüştürme yolunda ilerleyen Singapur’un evsahipliği bu yönüyle de anlamlıydı. www.icsid.org