Koltuk kumaşları, perdeler ya da koridor duvarlarında kullanılan renklerle bir eve bambaşka boyutlar kazandırmak an meselesi. Upuzun bir koridoru kısa, geniş bir salonu bölümlere ayrılmış gibi, tavanları olduğundan yüksek göstermenin sırrı, ışıkla renklerin oyununu mekânda yakalayınca çözülü veriyor.

Fıstık yeşili, saman sarısı, erguvan, şampanya gibi yakıştırmalarla anılan bin bir rengin kaynağı üç ana renk aslında: Mavi, kırmızı ve sarı. Ve renkler, ışıkla ayrılmaz bir bütün… Siyah, ışığın bütün renklerini emdiği için siyah; beyaz, ışığın bütün renklerini yansıttığı için beyaz görünüyor. Bu yüzden de bir evde kullanılacak renklere karar vermek için önce o evin ışık özelliklerini bilmek gerekiyor.

Evlerde kullanılan renkler; neşe, sükûnet, gerginlik ya da tazelik duygusu yaratıyor. Renklerin psikolojik etkileri var çünkü: Sarı, sıcak ve kuvvetli bir renk mesela; insanları neşelendiriyor. Araştırmalara göre, mor menekşe ve leylak grubu yumuşak, rahatlatıcı, davetkâr olmayan renkler olarak tanımlanıyor. Heyecan duygusu da uyandıran mor, gri ve maviyle kullanıldığında yumuşak; yeşil, sarı ve turuncuyla kullanıldığında gözalıcı ve uyarıcı bir etki yaratıyor. Yemek odasında iştah kapatıcı yeşil-mavi-gri tonlarını kullanmak zayıflamak isteyenler için ideal. Çalışma odası için de dikkat toplamayı kolaylaştıran pastel tonlar… Bu psikolojik etki öylesine güçlü ki, güneşin yıl boyu ısıttığı ülkelerde beyaz, mavi gibi soğuk renkler tercih edilirken, yeşil ve kırmızı serin ülke insanlarının tercihi oluyor.

renkler1

Güven veren zemin rengi

Bir evi renklendirirken, mekânın bütünlüğünü bozmamak için çok renk kullanılan durumlarda ara tonların yumuşatıcı etkisinden yararlanmak en doğru yöntem. Aksi takdirde ortam yorucu olup huzursuzluk da yaratabiliyor.

Evlerin zemininde sıcak ve koyu renklerin kullanılması, insana güven ve yere sağlam basma duygusu verirken tavanda kullanılan koyu renk, ağır ve kapatıcı bir etki yaratıyor. Küçük odaların, alçak tavanların hücresel görünümünü önlemek için açık ya da soğuk renklerin kullanılması öneriliyor. Uzun ya da dar bir odanın kısa duvarları güçlü, sıcak renklere, uzun duvarları açık ve soğuk renklere boyandığında, kısa kenarlar birbirine daha yakın, yanlar birbirine daha uzakmış gibi görünüyor.

Zıtlara eşitlik tanımlayın
Renkler, yemekten çalışmaya, uyumaktan çocukların ruhsal gelişimine kadar her konuda önem taşıyor. Örneğin koyu yeşil, portakal tonlarını ve bordo gibi renkler ışığı kıracağından çocuk odaları için önerilmiyor; onlar için açık tonları seçmek en doğrusu.

Mekânın mor-sarı, yeşil-kırmızı, turuncu-mavi gibi birbirini iten renklerle vurucu hale getirilmesi isteniyorsa, geçiş için bu renklerin içinde bulunan ara tonların kullanılması öneriliyor. Zıt renklere eşitlik tanımak yerine, bir renk öne geçirilip diğerlerinin ona uyum sağlaması daha rahatlatıcı bir ortam sağlıyor. Koyu renk duvar üzerinde açık renkli elemanların hafif ve zengin bir etki yarattığı, açık renkler üzerindeki koyu renkli büyük elemanlarınsa ağır ve ayırtıcı bir etki yarattığı biliniyor. Renklerin akıllıca seçimi ve birbiriyle etkilerinin gözetilerek kullanılması durumunda bir mekanın olduğundan daha büyük ya da daha orantılı görünmesi mümkün.

İnsan üzerinde şaşırtıcı etkiler yaratan renkler, bir mekanı sevip sevmememizi, kendimizi “evimizde” hissedip hissetmememizi etkiliyor. Kültürel özelliklerin, zevk ve alışkanlıkların olduğu kadar, modanın da renk seçimlerimizde etkisi var. Ama aslolan doğanın ışığını, kimi zaman sımsıcak, gerektiğinde serin renkleriyle yaşadığımız yere taşıyabilmek.