25 Ocak 2010 | Yazar: Aslıhan Işın | Konu: Dekorasyon Fikirleri
Koltuk kumaşları, perdeler ya da koridor duvarlarında kullanılan renklerle bir eve bambaşka boyutlar kazandırmak an meselesi. Upuzun bir koridoru kısa, geniş bir salonu bölümlere ayrılmış gibi, tavanları olduğundan yüksek göstermenin sırrı, ışıkla renklerin oyununu mekânda yakalayınca çözülü veriyor.
Fıstık yeşili, saman sarısı, erguvan, şampanya gibi yakıştırmalarla anılan bin bir rengin kaynağı üç ana renk aslında: Mavi, kırmızı ve sarı. Ve renkler, ışıkla ayrılmaz bir bütün… Siyah, ışığın bütün renklerini emdiği için siyah; beyaz, ışığın bütün renklerini yansıttığı için beyaz görünüyor. Bu yüzden de bir evde kullanılacak renklere karar vermek için önce o evin ışık özelliklerini bilmek gerekiyor.
Evlerde kullanılan renkler; neşe, sükûnet, gerginlik ya da tazelik duygusu yaratıyor. Renklerin psikolojik etkileri var çünkü: Sarı, sıcak ve kuvvetli bir renk mesela; insanları neşelendiriyor. Araştırmalara göre, mor menekşe ve leylak grubu yumuşak, rahatlatıcı, davetkâr olmayan renkler olarak tanımlanıyor. Heyecan duygusu da uyandıran mor, gri ve maviyle kullanıldığında yumuşak; yeşil, sarı ve turuncuyla kullanıldığında gözalıcı ve uyarıcı bir etki yaratıyor. Yemek odasında iştah kapatıcı yeşil-mavi-gri tonlarını kullanmak zayıflamak isteyenler için ideal. Çalışma odası için de dikkat toplamayı kolaylaştıran pastel tonlar… Bu psikolojik etki öylesine güçlü ki, güneşin yıl boyu ısıttığı ülkelerde beyaz, mavi gibi soğuk renkler tercih edilirken, yeşil ve kırmızı serin ülke insanlarının tercihi oluyor.
Güven veren zemin rengi
Bir evi renklendirirken, mekânın bütünlüğünü bozmamak için çok renk kullanılan durumlarda ara tonların yumuşatıcı etkisinden yararlanmak en doğru yöntem. Aksi takdirde ortam yorucu olup huzursuzluk da yaratabiliyor.
Evlerin zemininde sıcak ve koyu renklerin kullanılması, insana güven ve yere sağlam basma duygusu verirken tavanda kullanılan koyu renk, ağır ve kapatıcı bir etki yaratıyor. Küçük odaların, alçak tavanların hücresel görünümünü önlemek için açık ya da soğuk renklerin kullanılması öneriliyor. Uzun ya da dar bir odanın kısa duvarları güçlü, sıcak renklere, uzun duvarları açık ve soğuk renklere boyandığında, kısa kenarlar birbirine daha yakın, yanlar birbirine daha uzakmış gibi görünüyor.
Zıtlara eşitlik tanımlayın
Renkler, yemekten çalışmaya, uyumaktan çocukların ruhsal gelişimine kadar her konuda önem taşıyor. Örneğin koyu yeşil, portakal tonlarını ve bordo gibi renkler ışığı kıracağından çocuk odaları için önerilmiyor; onlar için açık tonları seçmek en doğrusu.
Mekânın mor-sarı, yeşil-kırmızı, turuncu-mavi gibi birbirini iten renklerle vurucu hale getirilmesi isteniyorsa, geçiş için bu renklerin içinde bulunan ara tonların kullanılması öneriliyor. Zıt renklere eşitlik tanımak yerine, bir renk öne geçirilip diğerlerinin ona uyum sağlaması daha rahatlatıcı bir ortam sağlıyor. Koyu renk duvar üzerinde açık renkli elemanların hafif ve zengin bir etki yarattığı, açık renkler üzerindeki koyu renkli büyük elemanlarınsa ağır ve ayırtıcı bir etki yarattığı biliniyor. Renklerin akıllıca seçimi ve birbiriyle etkilerinin gözetilerek kullanılması durumunda bir mekanın olduğundan daha büyük ya da daha orantılı görünmesi mümkün.
İnsan üzerinde şaşırtıcı etkiler yaratan renkler, bir mekanı sevip sevmememizi, kendimizi “evimizde” hissedip hissetmememizi etkiliyor. Kültürel özelliklerin, zevk ve alışkanlıkların olduğu kadar, modanın da renk seçimlerimizde etkisi var. Ama aslolan doğanın ışığını, kimi zaman sımsıcak, gerektiğinde serin renkleriyle yaşadığımız yere taşıyabilmek.
Etiketler: koltuk kumaşları, perde | İlk yorumu siz yapın »
25 Ocak 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Hafele'den Haberler
Häfele Türkiye Genel Müdürü Hilmi Uytun, gelecek hedeflerini anlatırken 2010 yılından beklentilerinin çok daha yüksek olduğunu ifade ederek hem ülkemiz hem firma açısından umut vaat eden bir tablo çizdi: “Häfele Türkiye olarak, son üç yılda yapmış olduğumuz yatırımlarla perakende sektörünün önde gelen oyuncularından biri olma yolunda önemli adımlar attık. Dünyada bir ilki gerçekleştirerek perakende zinciri olmaya karar verip yeni bir iş modeli geliştirmiştik. Önümüzdeki üç yıl içerisinde hedefimiz Türkiye’nin en iyi bilinen perakende zincirlerinden biri olmak. 2009 yılını büyüme ve gelişmeyle kapattık. 2010 yılında küresel krizin etkilerinin azalacağını, toplamda bir iyileşme başlangıcının olacağını ve bu gelişmenin iş dünyasını motive edeceğini düşünüyorum.
2009’da kriz, şirketleri mevcut pazarlarda farklılaşma ve ilave pazarlar yaratma konusunda tetikledi. Dünyada Türkiye, komşu ülkelerle yaptığı ihracatın artması nedeniyle mobilya sektöründe de tedarikçi konumuna ulaştı. Markalaşma ve verimlilik 2010’un konularından biri olacak. Bize gelince, Häfele Türkiye olarak, 2010’da 2009’dan daha çok yenilik getireceğiz. Daha yaygın satış ağıyla sektöre hizmet edeceğiz. Yapageldiğimiz gibi müşterilerimizin işlerini kolaylaştırıp, karlılığını artırmaya devam edeceğiz. Son kullanıcının artan bilincini farkındayız. Bu farkındalığımızla nihai tüketici, tercih sebebimiz olmaya devam edecek. Muhakkak mutlu olun.”
Etiketler: hafele, Hilmi Uytun | İlk yorumu siz yapın »
18 Ocak 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Genç Proje
MOSDER Tasarım Ödülleri bu yıl ilk kez “engelliler için mobilya” kategorisini de kapsıyordu.
Chair in Bed (Yatak İçi Sandalye) isimli proje tek başına yetebilme temasını ele alıyor. Tekerlekli sandalyeden yatağa geçiş zorluğunu ortadan kaldırmakla birlikte, bütün bu fonksiyonları başka birine ihtiyaç olmadan tek başımıza yapabilme fikri üzerinde geliştirilen bir konsept. Yatak ve yatağın içinden çıkan bir mobil sandalye ve uzaktan kumandasından oluşan bu tasarımda kişi, bileğine taktığı kumanda sayesinde mobil sandalyesinin hareketini sağlayacak, mekan içinde rahatça dolaşabilecek.
Ev kullanımı için düşünülen mobil sandalyenin dönüşü, tekerleklerin farklı hızlarda hareket etmesi prensibine dayanıyor. Yatak bölümünün içine yerleştikten sonra sırt kısmı hafifçe öne çekilip bırakılınca, yataktaki mevcut boşluğu tamamlıyor. Arkasındaki ufak çıkıntı ve girintiler yataktan ayrılmasını önleyici detaylar. Yatak kısmının yan tarafında bulunan raflar ise tekerlekli sandalyedeki bir kişinin kolayca erişebileceği konumlarda düşünülmüş.
ERTUĞ YENİDEMİR:1981 İstanbul doğumlu olan tasarımcı, Uludağ Üniversitesi Bilgisayar Destekli Tasarım bölümünden mezun oldu. Mizah dergilerinde karikatüristlikle başlayan meslek hayatı, üniversiteden sonra endüstriyel tasarıma doğru yöneldi. Grafik, Endüstriyel Tasarım ve üç boyutlu görselleştirmeler üzerine çeşitli tasarım/mimarlık şirketlerinde çalıştı. 2006 yılında Uluslarası Peugeot Otomobil Tasarım Yarışması’nda finale kalarak, Peugeot-Türkiye’den teşekkür ödülü aldı. 2008’de Çizgisahne isimli kendi tasarım ofisini açarak, işlerine freelance olarak devam etti. Halen mimarlık, reklam, animasyon ve grafik alanlarında çalışmalarını sürdürmekte..
Etiketler: Chair in Bed, ertuğ yenidemir, yatak içi sandalye | İlk yorumu siz yapın »
11 Ocak 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Ürün tanıtımı
Mobilya donanımları ve aksesuarları konusunda rakipsiz ürün portföyüne sahip olan Häfele, şehirdeki evlerini sade, abartıdan uzak bir kır evi gibi döşemek isteyenler için, estetik ve işlevsel country tarzı ürünleriyle rafine zevklere hitap ediyor.
Şehrin karmaşasında modern dünyanın gereklerini yerine getirirken, kalabalık, stres ve yorgunluk çözülemeyen sıkıntılar. Bu yüzden günün yorgunluğunu evlerde bu karmaşanın aksi bir ortamda atmaya, kaybolmaya başlayan doğayı ve doğallığı yakalamaya çalışmak temel ihtiyaçlardan birini oluşturuyor. Kırsal bölgelerde yaşamaya duyulan özlem, şehirdeki evleri de artık kır evi gibi döşemeye yönlendiriyor. Kır yaşamının gerektirdiği gibi düzenlenmiş, taşranın şehir yaşamına uyarlanmış haline benzeyen country gibi tarzlar böyle doğuyor.

Porselen kulplar
Temelde, sadelik ve abartıdan uzak bir yaklaşım amaçlanan country tarzda döşenmiş evlerde estetikten vazgeçilmiyor. Evin huzurlu yaşamı minimalist bir anlayışla sağlanırken, eşyalarda da böyle bir yaklaşım göze çarpıyor. Häfele’nin tam da bu anlayışa uygun porselen kulpları, ahşabın dekorasyona getirdiği sıcaklığı antik renkli tabanı, çiçek ve yaprak desenleriyle tamamlıyor.

Franke Country Davlumbaz
Inox üst yüzeyİi ve ceviz, kiraz, meşe, ham ahşap çerçeve seçenekleriyle country mutfaklar için üretilen davlumbaz, teknik olarak 150 watt motor gücü, 550 m3 / saat aspirasyon debisi ve 3 kademeli hız ayarıyla hemen her evin yemek kültürü ve anlayışına hizmet ediyor. Alüminyum filtresi ve 40 watt’lık 2 halojen lambasıyla pratik bir kullanım sağlıyor.

Franke Country Fırın
Hafele mağazalarından temin edebileceğiniz mat dore kulp ve düğmeleriyle rustik bir tasarım olan multifonksiyonel fırın, 5 pişirme fonksiyonu, A sınıfı enerji kullanımı, pişirme sonu programlama, soğutma fanı gibi ileri teknoloji ürünü özellikleri bulunuyor. Özellikle çocuklu evlerde 3 camlı kapağı sayesinde fırın kapısı minik elleri yakmıyor. Özel olarak üretilen emaye iç çeperleri kolay temizleniyor.

Franke Old England Armatür
Country evlerin banyolarında da genel atmosferi tamamlayan bronz armatür, kolay açılıp kapanma özelliği taşıyan kolları sayesinde pratik kullanımı amaçlıyor. 360 derece dönebilen su çıkış borusu ve çelik örgü, esnek tesisat boruları gibi teknik özellikleriyle de uzun ömürlü kullanımı garanti ediyor.
Etiketler: country ev dekorasyonu, country evleri, porselen kulplar | İlk yorumu siz yapın »