Salon Veysel, Home Store, Çınar Halı, Ayyıldız, Diamond Line, Gülaylar Altın ve 771 gibi birçok göz kamaştırıcı mağaza tasarımının yanı sıra villa, restoran ve ofis tasarımları da bulunan Abdullah Burnaz, Açıkhava konserleri ile fuar düzenlemelerinde de oldukça ün yapmış bir isim. KA Mimarlık’ın kurucularından olan Abdullah Burnaz, tarzıyla Avrupa’da birçok mimarlık dergisi tarafından gelecek vaat eden mimar olarak gösteriliyor.

1998 yılında Abdullah Burnaz tarafından kurulan KA mimarlık, konuttan ofise, restorandan mağazaya uzanan farklı projeleriyle, İstanbul’un en önemli mekânlarında başarılı işlere imza atmaya devam ediyor. Abdullah Burnaz’a göre iyi bir mimar olmak için ilk şart doğal yetenek fakat yeteneğin de mutlaka kalifiye bir eğitimle şekillendirilmesi gerektiğine inanıyor.

Mimari’de saydamlığı daha çok ne tip yapılara ve mekânlara yakıştırıyorsunuz? Bu konuyla ilgili etkilendiğiniz bir projeden bahseder misiniz?
Mekânın bulunduğu ortamın mimari dokusunun vurgulanması gerekiyorsa ve yapının amacı bir şeyleri teşhir etmekse say damlık kullanılabilir. Ayrıca saydamlığın mimariye yansıtılmasında mekânın içinin yansıtılmak istenmesi de önemli bir diğer etken olabilir. Saydamlık, bütün bu unsurlar bir arada kurgulanırsa bir önem kazanır ve mimaride kullanılması anlamlı olur.

Bugüne kadar Türkiye’de önde gelen birçok markanın mağazalarına mimari olarak şekil verdiniz. Tasarımlarınızı yönlendiren temel bir felsefeniz var mı? Projeleriniz ve dekorasyonlarınızdaki en belirgin unsurlar nelerdir?
Vazgeçemediğim ve mekanın da elverişli olduğu ortamlarda kullandığım birçok unsur var. Mesela tavan veya duvarlarda kütlesel hareketler, nişler ve yırtıklar kullanmayı çok seviyorum. Tasarladığım mekanlarda ışık oyunları ve gizli ışıklar kullanmak ise vazgeçemediğim en önemli detaylar arasında.

Tasarım aşamasında sizi neler yönlendiriyor? Mesela mekânın bitmiş hali gözünüzde canlanır mı hemen. Yoksa Projelerinizi yavaş yavaş mı şekillendirirsiniz?
Tasarım aşamasındayken mekanın bitmişine yakın hali gözümde canlanır ve sonucunda da ortaya ne çıkacağını tahmin edebilirim. Projeyi şekillendirirken de hem kullanıcının beğenisine hem de mekanın koşullarına göre değişiklikler yapabiliyorum. Çünkü müşterinin isteklerini karşılayamayacak bir mekanda da çalışıyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda da beklentileri karşılamak adına her talebi karşılamaya kalkarsanız ortaya iyi bir şey çıkarmak çok güç olur.

Bir projede kendi istek ve öngörülerinizle müşterilerinizinkini nasıl harmanlarsınız?
Bu ne yaptığınızı iyi bilip bilmediğinizle ilgili bir durum ama tabii ki bir projede öncelik kullanıcının istek ve ihtiyaçlarıdır. Bunları tabii ki çok önemserim fakat kendi çizgimden ve tasarım anlayışımdan da ödün vermemeye çalışıyorum. Proje aşamasında ve hayata geçirirken yaptığım işten zevk almalıyım ve sonrasında da ortaya çıkan sonuçtan hem ben memnun olayım hem de müşteri memnun kalsın. Zaten benimle çalışan kişiler ya da çalışmak isteyenler genelde bana gelmeden önce yaptığım çalışmaları görmüş oluyorlar ve sonra beni seçtikleri için bu konuda çok sorun yaşamıyorum genelde.

Markaların ön yüzü mağazalardan oluşuyor. Marka kimliklerini mağazalara nasıl yansıtıyorsunuz, neleri baz alıyorsunuz?
Birçok mağaza tasarımım var ve her birinde de farklı hedeflerle yola çıktım. Çünkü mağazanın hangi grubu hedeflediği, kullanım amacı ve mağazanın yeri çok önemlidir. Mağazada olması gerekenler, müşteri ihtiyaçları ve beklentileri de bu süreçte önemli olabiliyor. Bunları göz ardı etmemeye çalışırım fakat yine de asıl baz aldığım kendi tasarım anlayışımdır.

Bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz projeler arasında sizi bir tasarımcı olarak en çok etkileyen ve değiştiren hangisi veya hangileri?
Daha çok serbest olduğum, kendi tasarım gücümü ve vazgeçemediğim bazı unsurları, mekanda el verdiği ölçüde özgürce kullanıp, ifade edebildiğim projelerimin hepsi benim içim öncelikli sırada yer alıyor.

Malzeme tercihleriniz neler? Belli bir renk paletiniz var mı? Tasarımlarınızda özellikle yer verdiğiniz renkler var mı?
Uygulanacak mimari tarz, malzeme yada gereken diğer herşey gibi renklerde de mekanın genel konseptine uygun olup olmadığına dikkat edilmesi gerekir. Fakat benim için siyah genellikle vazgeçemediğim bir renk ve yoğun olarak kullanmaya çalışıyorum.

Dekorasyonda trendler ve modanın yeri ne olmalı sizce? Modası geçmeyecek dekorasyon yapılabilir mi?
Moda ve trendler tabi ki de tasarımın şekillenmesini, biçimini, kullanılacak malzemeyi ve renkleri etkiler. Mimaride trendler dönemsel olarak değişir. Fakat her sene değişmesini bekleyemezsiniz. Bir dönem modern ve klasik çizgiler ön planda olabilir başka bir dönem de renkler daha fazla ön plana çıkabilir. Fakat siz kendi tercihlerinizle dönemsel trendlere uymayıp kendi modanızı da yaratabilirsiniz.

Takip ettiğiniz dergiler ve bir diğer sanat dalı?
Değişiklikleri ve gelişmeleri, dünyada olup bitenleri kaçırmamak adına yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı tasarımla, mimariyle ve dekorasyonla ilgili tüm yayınları elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Çok yoğun çalıştığım için artık eve bile fazlasıyla iş taşımaya başladım ama çok nadirde olsa bulabildiğim boş zamanlarımda resim yapmak beni çok mutlu ediyor.