31 Ağustos 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Hafele'den Haberler
Häfele, Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde oluşturulan ve ana sponsorluğunu Türk Telekom’un yürüttüğü CEO Club kapsamında başlatılan Perakende Liderleri oluşumunun etkinlik sponsoru oldu. CEO Club çerçevesinde, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği – AMPD işbirliğiyle düzenlenen; perakende sektörüne küresel krizin etkileri, sektörün bugünkü konumu ve geleceğine ışık tuttu.
Mobilya, kapı donanımları ve aksesuarları alanında sektör öncüsü olan Häfele Türkiye, son üç yılda yapmış olduğu yatırımlarla perakende sektörünün önde gelen oyuncularından biri olma yolunda önemli adımlar atıyor. Alman markası Häfele’nin Türkiye’de bir yatırım yapmak istemesiyle başlayan başarılı bir dönemin ardından Häfele Türkiye, perakende mağazaları ile küçük ve orta ölçekli mobilya üreticileri ve nihai tüketiciye ilk elden ulaşmayı hedefledi. Bu girişim, Häfele’nin marka bilinirliğinin Türkiye’de kısa sürede ivme kazanmasını sağladı. Häfele markasının uluslararası ölçekte ilk örneği olan bu girişimin başarıya ulaşması, HäfeleTürkiye’ye ek olarak kendi bölgesinde 6 ülkenin de bağlanmasını getirdi.
Büyümede önemli olan noktanın tüketici ihtiyaçlarını anlamak ve uygun çözümler üretmenin yanı sıra, tüketici ile daha çok noktada buluşmak olduğunu söyleyen Hilmi Uytun, bu yüzden franchise sistemine büyük önem verdiklerini ve yatırımlara bu yönde devam ettiklerini söyledi: “2007 yılında bu sistemi oluşturduk ve şu anda Türkiye’de 11 noktada tüketici ile buluşuyoruz. Sene sonuna kadar bu mağazalara pek çoklarını ekleme hedefimiz var. 2009 yılında ayrıca ihracat faaliyetlerimize ağırlık vererek bize bağlanan diğer ülkelerde de mağazalarımızı oluşturmaya başladık. Önümüzdeki 5 yılda iç pazarda gayrimenkul yatırımlarında danışman ve tedarikçi konumumuzu, mobilya ve kapı üreticilerinin ana tedarikçisi ve iş ortağı olma konumumuzu daha da güçlendireceğimize inanıyoruz.“
Konuşmasında Häfele’nin bazı güncel referanslarından söz eden Hilmi Uytun, Antalya’da yeni açılan dünya çapındaki Mardan Palace’ın da, Boğaz’daki tarihi dokuya uyumlu Les Ottomans Oteli’nin de, Türk Telekom’un sosyal sorumluluk projelerinden okul yenilemelerinin de tedarikçisi olduklarını söyledi. Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde başlatılan Perakende Liderleri oluşumuna etkinlik sponsoru olarak destek vermenin önemine değinen Uytun, “ Bu oluşumun krizin sonlanmaya başladığı bu dönemde perakende sektörü oyuncularına ışık tuttuğuna inanıyoruz.“ dedi.
Etiketler: hafele, Hilmi Uytun, perakende liderleri forumu | İlk yorumu siz yapın »
28 Ağustos 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Hafele'den Haberler, Ürün tanıtımı

Häfele, Geze firmasının Alman standartlarında, dayanıklı materyallerden üretilmiş olan ve özellikle iş merkezleri, alışveriş merkezleri ve oteller gibi mekanların girişlerinde kullanılmak için ideal olan sistemlerinden Slimdrive SL, Slimdrive SLT ve ECdrive’ ı Türk tüketicilerle buluşturuyor.
Otomatik kayar kapı sistemlerinin mekanizma mikroprosesörü 16 bit yüksek performanslı olup, kendinden öğrenebilme özelliğine sahip, bununla birlikte açılma sayısı, servis aralığı gibi tüm fonksiyon parametreleri ile ilgili bilgiler görüntülenip kayar kapı sisteminin mekanizması programlanabiliyor.
Sayısız ayar imkanı ile esneklik sunan Slimdrive SL
İç ve dış mekanlarda kullanılabilen ‘Slimdrive SL’, 7 cm’lik mekanizması ile tek ve çift kanatlı otomatik kayar kapıları tüm cephe sistemlerine uygulama olanağı sağlıyor. Ayrıca, dijital program şalteri ile kontrol edilen mekanizma, kapı fonksiyonları değiştirilerek sayısız ayar imkanı sunuyor ve sürekli açık, gece fonksiyonu, tek yönlü açılım fonksiyonu ile kısmi açılma gibi fonksiyonlarda programlanabiliyor.
Sürekli açık fonksiyonu ayarlandığında kapı sürekli açık pozisyonda kalırken, gece fonksiyonunda radarlar devre dışı kalarak kapı kapanır ve elektromanyetik olarak kilitlenir, sadece içeriden biri çıkacağı zaman açılır ve dışarıdan girişlere izin verilmez. Otomatik çalışma fonksiyonu ayarlandığında kapı radar ya da herhangi bir aktivatörden sinyal aldığında açılır ve önceden belirlenen açık kalma süresi sonrasında tekrar kapanır.
Emniyet fotoseli kapı kapanırken bir engelle karşılaştığında sıkışmalara karşı önlem almak için tekrar otomatik olarak açılır.
Teleskopik sistem: Slimdrive SLT
7 cm’lik mekanizma yüksekliği ile bir teleskopik otomatik kayar kapı modeli olan ‘Slimdrive SLT’ özellikle toplam açıklığın büyük olmadığı ama geçiş genişliğinin fazla istendiği yerler için idealdir.
Kolay montaj imkanı sunan Ecdrive kolay ve kesin arıza tespiti yapılabilen, kanat ağırlığı 120 kg’a kadar olan ve kolaylaştırılmış montajı ile ön plana çıkan özel alaşımlı ECdrive’ın kapak profili, ilave insan gücüne ihtiyaç duymadan bir kişi tarafından açılıp, kapatılabiliyor. İç ve dış mekan kapılarında kullanılabilen, kendini temizleyen makarası ile de sessiz bir çalışma imkanı sağlayan ECdrive kayar kapı sistemi tek veya çift kanatlı kapılara da uygulanabiliyor.
Güvenlik önlemleri
Otomatik kayar kapı sistemleri güvenlik donanımlarıyla da dikkat çekiyor. Örneğin, elektrik kesintilerinde yedek batarya ünitesi sayesinde açılma kapanma sağlanabildiği gibi mekanizmanın kilitleme ünitesi elektromanyetik olduğundan, ancak istenildiği zaman manüel bir kilitle açılabiliyor ve emniyet fotoseli sayesinde ise kapı kanatları kapanırken
bir engelle karşılaşılırsa sıkışmaları engellemek için otomatik olarak tekrar açılıyor.
Häfele’nin ürün çeşidi içerisindeki otomatik kayar kapı sistemleri aynı zamanda yangın ve güvenlik sistemleriyle birlikte çalışabiliyor ve paniğe yol açan durumlarda kaçış rotalarının üzerinde yer alabiliyor.
Kolay bakım ve servis garantisi
Otomatik kayar kapı sistemlerinin dijital program şalteri sayesinde kapıda oluşan tüm hatalar kolayca tespit ediliyor ve anında müdahale edilebiliyor.
Etiketler: hafele, kayar kapı sistemleri | İlk yorumu siz yapın »
26 Ağustos 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Hafele'den Haberler, Ürün tanıtımı
Cam kapı donanımları alanında, cam kapı kilit sistemleri, cam menteşeleri, cam kapı fitilleri, cam kapı bağlantı akseuarları ve cam sundurma sistemleri gibi sunduğu sayısız çözüm alternatifleriyle Hafele fark yaratıyor.
Cam kapı kilit sistemleri
Cam kapı kilit sistemlerine olan talep son yıllarda artan projelere paralel olarak artış gösteriyor. Ofislerde, evlerde, WC’lerde veya 8-12mm kalınlığındaki tüm cam kapılarda kullanılabilen, farklı model ve renk seçenekleri ile projelerin tasarımlarına uygun kilit alternatifleri, Hafele’nin kalitesi ile sunuluyor.
Kapı kilit setlerini, kilit ve menteşe kanat parçalarıyla set veya seti oluşturan ürünlerin hepsini ayrı olarak tedarik etmeniz mümkün. Menteşe kanat parçasının ayrı olarak terdarik edilebilmesinden dolayı, metal ya da ahşap kasaya uygulanabilen kapı kilit setleri, Hafele’nin StarTec marka kapı kolları ile kombine edilebiliyor.
Kapı kapatıcısı özelliğiyle cam menteşeleri
Cam kapıların kendiliğinden kapanma özelliği standart cam menteşelerle sağlanabildiği halde bu yöntem hız ayarı yapılamaması ve çok küçük açılardan itibaren kapanma özelliği gösterdiği için günümüzde tercih edilmiyor. Buna çözüm olarak yakın geçmişte gömme kapı kapatıcılar üretilmiştir. Ancak bu ürünün de montajı için yerde ürün gövdesi kadar bir delik açma gerekliliği yüzünden yine ihtiyacı karşılamamıştır.
Kendiliğinden kapı kapatıcı özelliği olan cam menteşesi ile Häfele, yukarıda bahsedilen dezavantajları avantaja çeviriyor. Normal menteşe kullanım özelliğinin yanında ayarlanabilir hızı sayesinde kapı kapatıcı özelliği de bulunan bu menteşe, cam kapı uygulayıcılarının ve kullanıcılarının beğenisini kazanıyor. Yüksek taşıma kapasitesi sayesinde genişliği 1.000 mm’ye ulaşan cam kapılarda rahatlıkla kullanılabiliyor ve kolay montajı ile ayarlanabilir olması ürünü daha da avantajlı kılıyor.
Banyolarda kullanılmak üzere cam kapı menteşeleri
Son derece şık tasarıma sahip ve yüzey işlemlerinin yüksek kalitede uygulandığı cam menteşeleri ağırlıklı olarak, cam banyo kapılarında tercih ediliyor ve değişik renk alternatifleriylede ön plana çıkıyor. Cam menteşelerinin taşıma kapasitelerinin yüksek olması, cam kapıların daha sık olarak açılıp kapandığı projelerde de rahatlıkla kullanılabilmesine olanak sağlıyor.
Sızdırmazlık için cam kapı fitilleri
Sızdırmazlık istenen özellikle duş kapıları gibi cam kapılarda, Häfele çözüm olarak mıknatıs entegre edilmiş cam kapı fitillerini sunuyor.
Cam kapı bağlantı aksesuarları
Farklı model ve renk alternatiflerine sahip değişik şekillerde montaj imkânı sunan cam kapı bağlantı aksesuarlarıyla camdan cama veya duvardan cama bağlantı yapmak mümkün. İsteğe göre köşeli ya da yuvarlatılmış tasarımlarla da bu aksesuarlar kullanıcının beğenisine sunuluyor.
Cam sundurma sistemleri…
Bina girişlerinde kullanılan cam sundurma sistemleri kullanılacak camın ölçülerine göre farklı bağlantı seçenekleri sunuyor. Paslanmaz çelikten üretilen bu sistem ihtiyaca yönelik projelendirilerek montaj şeması ile birlikte sunuluyor.
Etiketler: Cam kapı donanımları, cam kapı kilit sistemleri, hafele | İlk yorumu siz yapın »
20 Ağustos 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Hafele'den Haberler, Ürün tanıtımı
Häfele, 1945 senesinde kilitleme sistemleri ve kolları üzerine faaliyete başlayan ve çok özel tasarımlarıyla ünlenen Meroni firmasının ürünlerini Türkiye’de pazarlamaya başladı. İki firma arasında kurulan bu işbirliği sayesinde yüksek kalite standartlarıyla öne çıkan özel tasarım topuz kollar ve kapı menteşelerini artık Häfele Türkiye stoklarından anında temin etmek mümkün olacak.
Tasarım, teknolojiyi ve işlevselliği bir arada sunan: Meroni Topuz Kolları
Topuz kollarının uygulama alanlarına göre işlevleride değişiyor. Örneğin otel odalarında kapı dışarıdan sadece anahtar ile açılırken içeriden bir butona basılarak açılabiliyor. İçeriden topuz kol üzerindeki bir pimin döndürülmesiyle, dışarıdan bir indikatör müsaitlik durumunu gösterebiliyor. Estetikle işlevi, tasarımla teknolojiyi buluşturan Meroni ürünlerinin sunduğu esneklik projelerin ihtiyaçları doğrultusunda Türk tüketicilerinin beğenisine Häfele ayrıcalığı ile sunuluyor.

Cam ve ahşap kapıların tercihi: Nova Topuz Kol Serisi
Nova topuz kol serisi sağlam yapısı ve kullanım kolaylığıyla ofis, alışveriş merkezi, sağlık merkezi, hastane ve okul gibi alanlarda özellikle tercih ediliyor. Bağımsız kuruluşlar tarafından da defalarca yapılan kalite kontrol testlerinden başarıyla geçmeyi başaran Nova serisinin parlak / mat krom ve gümüş renklerinde ve ayrıca paslanmaz çelik seçenekleri mevcut.
Mekanlara şıklık katan:Forma Topuz Kol Serisi
Özel tasarımıyla tüm diğer topuz kollarından farklılaşan Forma serisi ise kullanıldığı mekanlara yalınlığıyla şıklık katıyor.
Özellikle ofis, alışveriş merkezi ya da otel projelerinde kullanılmaya uygun olan bu ürünün Häfele Türkiye stoklarından parlak / mat krom ve gümüş renklerini anında temin etmek mümkün.
Bununla birlikte kullanılacak alanın tasarımına uygun olarak turuncu, mavi, yeşil, sarı, siyah, gri ve beyaz renk seçenekleri de özel olarak üretilebiliyor.
Etiketler: hafele, meroni, Meroni Topuz Kolları, Tasarım | İlk yorumu siz yapın »
17 Ağustos 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Hafele'den Haberler, Ürün tanıtımı
Mobilya ve mimari donanım sektöründe 100 binin üzerinde üründen oluşan geniş yelpazeye sahip Häfele Türkiye, küçük mutfaklara da yüksek performans kazandırıyor. Özellikle metrekaresi küçük mutfaklarda fırın için ayrılan alanın, aynı zamanda küçük bir depolama alanı olarak kullanılmasını sağlıyor. Böylece yer kaplayan ve dağınıklığa sebep olan gündelik malzemeler ortadan kaldırılmış ve alandan kazanım sağlanmış oluyor.

Hafele Fırın Altlarına Çekmece Üniteleri
Alan değerlendirmenin ideal yolu: “Fırın altlarına çekmece ünitesi”
Fırın altındaki atıl alanın kazanılmasını sağlayan çekmece sistemi, Häfele’nin mutfaklardaki en küçük alanın bile değerlendirmek için geliştirdiği benzersiz çözümlerden biri. Pratik, suya dayanıklı malzemelerle üretilen çekmece üniteleri, gerektiğinde kilitleme mekanizmasıyla da kullanılabiliyor.
Özellikle dar kullanım alanı olan mutfaklar için önemli bir avantaj sağlayan çekmece sistemi, fırın gereçlerini saklamak için ideal bir çözüm sunuyor. Çekmece sistemi, kek kalıplarından peçetelere, ızgara teli, maşa ve şiş gibi mangal malzemelerinden Amerikan servislere kadar pek çok malzeme ve gerecin yerleştirilebileceği bir alan oluşturuyor.
Mamalar için ideal depolama alanı
Evinde evcil dostları olanlar bilir, mamalar için özel bir alan ayırmak küçük metrekareli yaşama mekanlarında neredeyse imkansızdır. Bu nedenle evcil hayvan mamalarının saklanması için de yaratıcı bir çözüm olan fırın altı çekmece sistemi, mama kaplarının yerini değiştirmeden saklamak, kaplarda kalan yiyeceklerin toz vb koşullardan etkilenmesini önlemek için ideal bir depolama alanı yaratıyor.

Hafele Fırın Altlarına Çekmece Üniteleri
Etiketler: çekmece ünitesi, donanım, fırın, Hafele Türkiye, Mimari, mobilya, mutfak, yeni ürün | İlk yorumu siz yapın »
14 Ağustos 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Söyleşi
Mimarinin temel unsurlarından vazgeçmemek gerekiyor. Ekonomisi, çalışması, ayakta durması, sağlıklı olması gibi unsurlar temel nitelikleri işimizin. Bizim amacımız işverenimizin dünya görüşü ve beklentilerini değerlendirip bunları göz önünde bulundurarak işimizin niteliğini bir adım daha ileri taşımaktır.
Birçok ülkede, çeşitli boyutlarda, mimarlık projeleri gerçekleştiren Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık, Wallpaper’da çıkan haberde “Dünyanın en heyecan verici 101 mimarı” arasına giren tek Türk mimarlık firması olma özelliğinde. Kurucuları Kerem Erginoğlu ve Hasan Çalışlar’ın ofislerine konuk olup, sizin için onlara çalışmaları, Türkiye’deki mimarlık yaklaşımları, son dönem mimari projelerdeki aydınlatma teknikleri ve genç mimarlara tavsiyeleri hakkında sorular yönelttik.
Mimaride aydınlatma tekniklerinin son dönemde ülkemizde daha kullanılır olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu yeni tekniklerin mimariye katkıları nelerdir?
K. Erginoğlu: Aydınlatma teknikleri söz konusu olunca aydınlatma tasarımı ve aydınlatma teknolojisi kavramlarını bir arada düşünmek daha doğrudur. Aydınlatma, mimarinin dördüncü boyutudur. Binalarda muazzam etkiler yaratır. Gerek iç mekân, gerekse mimarinin kendi plastiğinde, aydınlatma ile çok tanımlayıcı bazı hatlar belirleyici hale gelebiliyor. Ancak iyi yapılmadığı zaman da kötü sonuçlar doğurabiliyor. Aydınlatmayı da malzeme gibi düşünmek lazım, yerinde ve doğru kullanmak gerekiyor. Bu yüzden aydınlatma tasarımcılığı diye bir meslek var dünyada.
Biz Türkiye’de işverenlere aydınlatma tasarımını yıllar sonra kabul ettirmeye ve gereğini anlatmaya başladık. Birçok projenin içeriğinde; plastik değer taşıyan mekânsal özelliklerin vurgulanması gereken yerlerde aydınlatma tasarımı kaçınılmaz. Bir taraftan da eğer ofis, okul yapıyorsanız, kamusal alana yönelik çalışmalar yapıyorsanız, çalışan insanların günlük konforu açısından da değeri sonsuz.
Aydınlatma teknolojisi bu anlamda yalnızca şıklık açısından değerlendirilmiyor. Aydınlatma teknolojilerinde bildiğiniz gibi insanın günün saatlerine göre vücudundaki hormonların salgılanma seviyesi ve vücut bio-ritmine göre ışık seviyesinin artması veya azalmasını bile göze almak gerekiyor.
Perakende sektöründe malların doğru gösterilmesini sağlayan, şehirlerin kimliklerini ortaya çıkaran yine aydınlatmadır. Bu konu mimarinin bir parçası olmakla beraber artık o kadar uzmanlık gerektiren bir konu olmaya başladı ki, mimarın tek başına bu kadar karmaşık bir süreçte bir işin altından kalkması da zorlaşmaya başladı. Bu yüzden çok önemsiyorum aydınlatma tasarımcılığını. Bu işin yaygınlaşacağını düşünüyor ve arzu ediyorum.
Wallpaper’da çıkan haberde “Dünyanın en heyecan verici 101 mimarı” arasına giren tek Türk firmaydınız. Basına yansıyan bu başarıların mesleki anlamda size kazandırdıkları nelerdir?
H. Çalışlar: Aslında böyle durumlar hiç sanıldığı gibi etkiler yaratmıyor, burası müşterilerle dolmuyor. Bu gibi haberler sektörde tanınırlığınızı arttırıyor ve çalıştığınız firmalar, müşteri grupları, işverenlere karşı sizin pozisyonunuzu kuvvetlendiriyor. Sonuçta mimari bir iktidar meselesi. Biz mimarlar işvereni ikna etmek, bir takım kararları değiştirmek, durumu mimarının lehine döndürmek için çok çaba sarf ederiz.
Kerem Bey; “Tarihi Dokuda Yeni Bina Tasarımı” adlı yüksek lisans teziniz var. Bu ilginç başlık altında, ülkemizde gerçekleştirilebilmiş kayda değer projeler mevcut mu? Siz kendi tezinizi hayata geçirme fırsatı bulabildiniz mi?
K. Erginoğlu: Aslında benim bunu hayata geçirme fırsatım olmak üzere, şu anda Tarlabaşı’nı yenileme projesi yapılıyor. Onun kapsamında burada 6 mimari grup çalışıyor, biz de adalardan bir tanesini yapıyoruz. Aslında tam da tezimin içeriğiyle ilişkili bir proje konusu, fakat Türkiye’deki yenileme kurulları son derece tutucu ve gerçeklerle bir türlü yüzleşemiyorlar. Dünyanın her tarafında nereye giderseniz gidin batı ve doğu olarak ayırmıyorum bunu, çok daha cesaretli ve çok daha doğru kararlar verilerek yaklaşılıyor. Eğer projemiz onaylanır ve sonra gerçekleştirilebilirse, çalışmamız ileride iyi bir örnek teşkil edecektir diye düşünüyorum. Ancak bahsettiğim gibi yenileme kurulları çok cesaretsiz. Türkiye’de böylesi bir çalışma için verebileceğim başarılı bir örnek ise Teşvikiye Caddesi’ndeki Mehmet Konurak’ın 123 numaralı binasıdır.
İstanbul gibi pek çok sorunu olan ve uluslararası pazarın gözlerini dikmiş olduğu bir şehirde mesleğini uygulayacak genç Türk mimarlara neler önerirsiniz?
H. Çalışlar: Her şeyden önce genç mimar adaylarının silkelenmelerini öneriyoruz. Öncelikle mimar adaylarını ben çok heyecansız buluyorum mimariye karşı. Bu başlı başına bir sorun. Formasyon aslında okulda değil, okuldan sonra alınan bir şey. Fakat bu formasyonu oluşturmak için tek gerekli şey çalışma disiplini ve heyecandır. Okul hayatı ise kendinizi buna hazırlamak için en rahat olduğunuz dönem. Bu heyecan eksikliği belki de bir kuşak sorunu olabilir. Öyle ki, bu kayıtsızlık yalnızca mimariye karşı değil, hayata karşı bir tavır halini almış durumda. Okulda alınan altyapı tabii çok önemli ama meslek formasyonu almaları için çok gezmeleri, çok okumaları, dünyayla ilgilenmeleri ve mimariyle ilgili sanal dünyadaki yayınları da takip etmeleri gerekiyor.
Ben Avrupa’dan, Amerika’dan sanal ve yayınsal kaynaklardan yararlanmaya çalışıyorum. Bizim gibi ülkelerde bir mimarın aynı zamanda iyi bir inşaatçı da olması gerekiyor. Ülkemizdeki inşaat sektörü tasarımcının arkasını sağlam tutan, binlerce teknik eleman barındıran bir sektör değil. Onun için daha çok konvansiyonel dediğimiz klasik metotlarla yapılan projelerde detay mükemmelliği tamamen mimarın bilgi ve becerisine kalıyor.
Bu anlattıklarınıza istinaden yapı malzeme firmalarından beklentilerinizi ve verdikleri hizmeti değerlendirir misiniz?
Aslında biz yapı malzeme firmalarından ciddi projelerde hakikaten çizim ve danışmanlık desteği bekliyoruz. Öyle ki bir binada standart uygulanmış olan şeylerden uzak farklı bir şey yapamama sıkıntısı zaman zaman gündeme geliyor, nereye nasıl bir görüntü kullanacağımız konusunda destek istiyoruz. Sanırım firmaların araştırma ve geliştirmeleri yok, sadece hazır detayları birbirine aplike ederek lego sistemiyle çalışan bir sistem var. Häfele bu konuda gerçekten çok yardımcı oluyor, sizi bu konunun dışında tutuyoruz. Şimdi bakıyorum da eskiden projelerde elektrik mühendisi, inşaat mühendisi yani statikçi ve mekanikçi vardı, şimdi ise altyapı için bir uzman, trafik ve yangın konuları için başka uzmanlar var. Zamanla bu tür uzmanlık alanları artacak, bir dönem sonra belki yalıtım konusunda da uzmanlar olacak. Siz ana fikri ortaya koyduktan sonra, neyi nasıl çözmeliyiz, piyasadaki hangi ürünlerle bunu yapmamız doğrusudur diye birileri size danışmanlık yapacak. Önümüzdeki bu 10 yılda bu uzmanlık alanları çok gelişecek diye düşünüyorum.
Projelerinizde kullanacağınız malzemelerin seçiminde hangi etkenler rol oynuyor?
Kullandığımız malzemeler her projeye göre değişiyor. Bazı mimarlar malzemeyle kendilerini kısıtlarlar, ama biz her şeyi kullanıyoruz. Bu noktada, bütçe çok önemli bir konudur. Birincisi ne kadar bütçemiz var ve ikincisi bu yapıyı kim hayata geçirecek diye düşünüyoruz. İnşaat firmasının kabiliyetleri burada bizim için çok önemli. O yüzden önce soruyoruz, nerede yapılacak ve kim yapacak, özellikle yapım mantığı üzerine kurguluyoruz yapılarımızı.
İmza attığınız projelerde vazgeçemediğiniz standartlar ve tasarım unsurları nelerdir?
Mimarinin temel unsurlarından vazgeçmemek gerekiyor. Ekonomisi, çalışması, ayakta durması, sağlıklı olması gibi unsurlar temel nitelikleri işimizin. Bizim bir felsefemiz var; aslında işverenimizin belli bir dünya görüşü ve beklentileri var, bizim asıl amacımız onların taleplerini değerlendirip işimizin niteliğini hep biraz daha yukarı taşımak.
Etiketler: hafele, Hasan Çalışlar, Kerem Erginoğlu, röportaj | İlk yorumu siz yapın »